Dernek olarak 21 Şubat 2010 günü saat 18:30 da üye yemeğinde üyelerimizle bir araya geldik. Çok keyifli ve eğlenceli bir yemek oldu. Yemekte bazı dernek üyelerimizin ve eşlerinin kendi çabalarıyla hazırladığı börekler, yemekler ve tatlılar sunuldu. Yemeklerin lezzeti dışında sohbetin güzelliği de keyifli bir gece geçirilmesini sağladı. Yemekte kısa bir konuşma yapan başkan Özgür Küçüktülü, yönetimin üzerinde çalıştığı projelerden genel olarak bahsetti. Görev dağılımı sonucu kendisinin hazırlaması gereken seramik festivali ile ilgili konuşan Özgür Küçüktülü Isminin Necati Ayden Seramik Festivali olmasını istiyoruz. Avanos’a teknik ve sanatsal anlamda çok şey katmış olan Bedri Rahmi Eyüboğlu atölyesinden çıkan Necati Ayden‘i tekrar anmak ve ismini yaşatmak sorumluluğunu hissediyoruz. Festival Temmuz 15′de başlayıp 01 Ağustosta bitecek. İki aşamalı olacak olan festivalde elde şekillendirme ve torna yarışmaları yapılacak, bu yarışmalar ödüllü olacak ve yarışma sonunda sergi açılacak. Avanos’un geleneksel formlarından örnekler seçilecek ve yarışmacılardan bu formları modernize etmeleri istenecek. 15 gün boyunca sanatçılar çeşitli atölyelerde çalışırken aynı zamanda akşamları konser, sinema v. b. etkinlikler olacak. Ayrıca bu süre içinde eski binnik’ler de yaşatılmaya çalışılacak, piknik organizasyonları yapılacak yani dolu dolu 15 gün geçirecek Avanos’lular. dedi. Benim ve diğer arkadaşların çalıştığı projeler ve diğer etkinlikler için en önemli şeyin üyelerin katılımı olduğunu ekleyen Özgür Küçüktülü, diğer projelerin anlatılması için sırayla yönetimden bazı kişilere söz verdi.

Mükremin Tokmak dünyanın en büyük küpünü yapmak için proje hazırladığını söyledi. Küpün boyunu aşağı yukarı 7m olarak anlatan M. T. , bunun için onlarca kişinin çalışacağını, tonlarca çamur harcanacağı ve pişiriminin de oldukça zor olacağını belirtti. Ama başarılabilirse tüm dünyada yankı uyandıracağını ve çıkan küpün Avanos’ta sergilenmesini ilçeye gelen sayısında patlama yapacağını söyledi.

Tayfun Küçükcan ise öncelikle fakir okullardan başlanarak 4. ve 5. sınıflarda seramik çalışması başlatmak istediğini, bu çalışmanın çocuklara çamur ve seramik sevgisini verme ve sonrasında çocukların bu mesleği seçmesi adına çok yararlı olacağını belirtti.

Osman Şibik ise kendisinin yürüttüğü projenin, Avanos’un eski çömlek ustalarının, artık bu işi bırakmış olanlarının ve yaşları geçkin olanlarının video ve ses kayıtlarını çıkarma projesi olduğunu anlattı. Her geçen gün birini kaybettiğimiz bu ustaların geriye bıraktıkları yazılı ve görsel dokümanların gerekliliğini altını çizdi. Üyelerin oldukça ilgisini çeken bu projeler üzerinde uzun tartışmalar yapıldı. Projelerin yazıldığı ve bazılarının yazım aşamalarının bitmek üzere olduğu bildirildi. Yazım aşamaları bittikten sonra projelerin gerçekleşmesi için çeşitli sponsorların bulunması gerektiği hatırlatıldı.

Konuşmalar sırasında üyelerden Aydın Afacan ise bir proje önerisinde bulundu. Hayatını kaybeden Avanos’un eski ustaları için sürekli kendini geliştirebilen bir anıt yapılması gerektiğini anlattı. Her yeni vefatta anıta bir parça eklenerek anıtın sürekli gelişip büyümesinin öneminden bahsetti.

Bu fikir alışverişlerinden sonra ise özellikle Mehmet Körükçü, Ekrem Geçener, Mükremin Tokmak ve Osman Şibik keyifli anılar ve hikayeler anlattı. Hikayelerden birisi ise şöyleydi:

Çömlekçinin birisi yabana kâra gider çömlekleri satmaya. Yeşilhisar’a meydana girer ve onu gören çocuklar peşinden koşturmaya başlar. Çömleklerin kırılmasından korkan satıcı çocukları kovmaya çalışır, ararlarında bir mücadele başlar nihayetinde çocukları kovar ama çocuklardan bir tanesi kaçarken hayli büyük bir taşı fırlatır ve taş gelir satıcının kafasına çarpar. Kafası kanayan ve büyük acı çeken satıcı, çocuklara bağırır: -”Ulan eşek sıpaları, dua edin kafama çarptı ya şu sırtımdaki küpe çarpsaydı o zaman gösterirdim size!”

Bu keyifli gecenin sonunda en kısa zamanda tekrar görüşmek dileğiyle yemekli toplantı dağıldı, geriye ise mutlu tebessümler kaldı.